
BAŞKANLIK MAKAMI ECZACILARA EMANET
1 milyona yaklaşan nüfusuyla 56 ilden daha büyükolan, sosyal hayatın ve ekonominin merkezikonumundaki Osmangazi ilçesi, bir eczacıya emanet. Bursa’dan 3 dönem milletvekili seçilen Eczacı ErkanAydın, gaçtiğimiz yıl yapılan yerel seçimlerde büyükbir oy oranıyla Osmangazi Belediye Başkanı seçildi.
Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi’ndemilletvekilliğinin ardından, Bursa’da yerel seçimdeboy gösteren eczacı Erkan Aydın, Osmangazihalkının büyük teveccühünü arkasına alarak belediyebaşkanlığı koltuğuna oturdu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la hem eczacılığı hem de politikayı konuştuk.
Röportaj: Nejat Kırbulut
1-İlk olarak hikayenizi dinlemek isteriz, Erkan Aydınkimdir, eczacılık serüveni nasıl başladı, okul yıllarıve mesleğe bakışı nasıl şekillendi?
1974 doğumlu ve Orhaneli Serçeler nüfusunakayıtlıyım. 1992 yılında Anadolu Lisesi’nden mezunolduktan sonra Hacettepe Üniversitesi EczacılıkFakültesi’ni kazandım. Buradan da 1997 yılındamezun oldum.
Okul yıllarında çok keyifli arkadaşlıklar kurdum, toplamda 28 yıllık serbest eczacı olarak yapıyorum.Haziran ayında mezun oldum, 1 kasımda SakaryaEczanesini açtım hala aynı yerde devam ediyoruz.
2- Mesleğinizi nasıl tanımlarsınız?
Eczacılık dünyanın en eski mesleklerindendir. Tabi o zamanlar eczacılık olarak değil daha çok aktarlık gibitedaviler yapılıyordu. Bugün aynı süreçleri yaşasamyine eczacı olurdum diyebilirim. Bu öyle bir meslekki; toplumun tüm katmanlarıyla ilişki kuruyorsunuz.Mahalledeki en yakın sağlık danışmanı sizsiniz.Doktordan, hastaneden önce ücretsiz bir şekilde gelipdanışabildiği, çocuğundan, yaşlısına kadar her yaştansağlık danışmanı sizsiniz. Vatandaşın sağlıkla ilgili, eşiyle, çocuğuyla ilgili sıkıntısından konuşabildiği; aslında mahallenin abisi, ablası, dostu yerinekoyduğu meslek. Severek yaptığım bir meslek.
3- Genç eczacı ya da eczacı adaylarına meslekianlamda neler söylemek istersiniz?
Genç eczacıları en çok etkileyen konu 2012 yılındaçıkan ve 2017 yılında yürürlüğe giren yasa. Eczacılık fakültesi çok fazla, mezun olan sayısı çok fazla amaeczane açabilme oranı aynı oranda değil. Gençlertercihlerini yaparken bunu göz önündebulundurmaları gerekiyor. Herkes serbest eczacılık yapmak istiyor ama burada akademi ve ilaç firmaları da var. O alanları da değerlendirmelerinde fayda var. Eczacılık özellikle ilaç sanayisinde, sektöründe tercih edilen bir meslek dalı.

4-Bir eczacı/siyasetçi olarak Türkiye’de eczacılığıngeleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de eczacılığın geleceğini uzun vadede kötügörmüyorum. Ama, ben mezun olduğumda 7 fakültevardı. Şu anda çoğu vakıf üniversitesi olmak üzere 57 fakülte var. Bunun kesinlikle değerlendirilmesigerekiyor. Milletvekilliğim döneminde bütüneczacılarla, fakültelerin dekanlarıyla, meslekodalarıyla, siyasi partilerin eczacı milletvekilleriyletoplantılar yaptık. Mezun sayısının azaltılmasıgerekiyor. Baraj da geldi ama bu kotaların daha da artırılması gerekiyor.
5- Biraz da siyaset konuşalım, serbest eczacılıkyaparken, siyasete atılma fikri nasıl gelişti. Süreciuzun uzun dinlemek isteriz.
Siyasete atılma fikrine gelecek olursak; önce Dağder(Dağ Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) başkanlığı yaptım. Dernekçilik de aslında eczacılık gibi sürekli toplumla bir arada, iç içe olduğunuz biralan. Doğumundan, düğününe-derneğine, asker eğlencesine, cenazesine kadar herkesle bir aradaolduğunuz bir süreç. Dağder Başkanlığı sonrasındabelediye başkanlığı adaylığı ve milletvekilli adaylığısürecinden geçtik. Hem Belediye başkanlığı adaylığı, hem de milletvekilliği sürecinden ön seçimle geldim.
6- Üç dönem milletvekilliği yaptınız, Ankara günlerinde neler yaşadınız. Eczaneden Meclis’egeçişte neler yaşandı, Ankara’ya alışmak zor oldumu?
Milletvekili seçilerek Ankara’ya geldiğimizdealışmak zor olmadı. Zaten üniversite yıllarımdaAnkara’da kaldığım için burayı çok iyi biliyordum.Ankara hem öğrenci için hem de bürokratlar içinyaşaması güzel bir kent açıkçası.
7-Milletvekili iken meslektaşlarınızın sorunlarını sıksık meclis kürsüsüne taşıdığınızı biliyoruz. Meclis’tebir eczacının olması mesleki anlamda ne ifadeediyor?
Mesleki açıdan mecliste temsil edilmeyi önemlibuluyorum. İlaç politikaları, sağlık hizmetleri, toplum sağlığı, meslek gruplarının sorunları ve ihtiyaçlarını mecliste dile getirme fırsatı sunuyor. Sağlığı ve mesleği ilgilendiren konularda burada alınan her karar aslında toplumun tamamını etkiliyor. Bu nedenle eczacıların bakış açısıyla, bilgi, birikim ve deneyimleriyle alınan kararlarda etkin rol alması, sağlık politikalarının geliştirilmesinde önemli katkı koyduğunu düşünüyorum.
8-Ankara yıllarının ardından, Bursa’da başkanlık dönemi başladı. Başkanlık hikayesi nasıl hayata geçti, seçim sürecinde neler yaşandı?
Seçim döneminde halkımızın yoğun ilgisi, bizlere yaklaşımı sürecin sonucunun da göstergesiydi aslında. Biz bu dönemde “Anlayışı değiştireceğiz” demiştik ve göreve geldiğimiz andan itibaren yaptığımız çalışmalarla, sosyal belediyecilik hizmetleriyle çocuklardan gençlere, her yaştan vatandaşımıza ulaşmanın çabası içinde olduk. Açtığımız Kent Lokantalarıyla, temelini atıp açılışını yaptığımız kreşlerle, Genç Cafe ve kütüphanelerle, sosyal destek hizmetleriyle Osmangazililerin daha huzurlu bir kentte, geleceğe umutla bakmalarını istiyoruz.
9- Zor ve büyük bir ilçede belediye başkanlığı yürütüyorsunuz, vekillik mi yoksa başkanlık mı desek ne dersiniz?
İkisini de ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Ancak, Belediye başkanlığına göre vekillik çok daha rahatbir görev. Çünkü vekil olduğunuzda haftanın 3 günüAnkara’dasınız. Geri kalan zamanda kendiçalışmalarınızı yapabiliyorsunuz. Ancak, belediyeiçin bunu söylemek mümkün değil. Belediyede 7/24 işleyen bir sistem var. İçeride 3 bin personelinçalıştığı, dışarıda ise 1 milyona yakın kişiye hizmetinesas olduğu ve her zaman yoğun bir tempodailerleyen bir süreç.
Başkanlık mı? Milletvekilliği mi? Sorusuna yanıtvermem mümkün değil. Bunun kararı halkımızıntercihi diyebilirim.
10-Eczaneyi özlüyor musunuz?
Eczaneye çok sık gidemediğim için oradakidiyalogları özlüyorum diyebilirim.
11- Siyasetçilerin ailesi genelde, aileye gerekenzaman ayrılmadığı için şikayetçidir. Sizing için de aynı durum söz konusu mu?
Bütün siyasetçilerin ortak noktası aileleriyle zaman geçirememek. Siyasete atıldığınızda aslında bedeli en çok ailemiz ödüyor. Eşimiz çocuklarımız ödüyor.Ama ben fırsat buldukça da onlara zaman ayırmaya, birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.


















